Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/320 E. 2020/2724 K. 17.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/320
KARAR NO : 2020/2724
KARAR TARİHİ : 17.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı …’dan mirasbırakan adına 142.000 USD borç aldıklarını, borca karşılık teminat olmak üzere mirasbırakana ait 1108 ada … parselde yer alan … nolu bağımsız bölüm ile … ada … parselde yer alan …, …, …, …, … ve … nolu bağımsız bölümleri 19.11.1999 tarihinde, … ada … parselde yar alan 3 nolu bağımsız bölümü ise 24.11.1999 tarihinde vekil sıfatı ile …’a tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, borcun ödenmesi halinde taşınmazların iade edileceğinin kararlaştırıldığını, mirasbırakanın 16.12.1999 tarihinde ölümü üzerine 29.05.2000 tarihli miras taksim sözleşmesi ile dava dışı mirasçı kardeşleri …’in terekedeki haklarını vererek ibralaştıklarını, miras taksim sözleşmesinin yapılmasından sonra ortaya çıkacak taşınmazların kendisine ve davalı …’ye ait olacağının sözleşmede kararlaştırıldığını, davalı …’tan alınan borcun tamamının ödendiğini, 29/05/2000 tarihli sözleşme uyarınca teminat olarak davalıya temlik edilen taşınmazların 1/2’şer payla davalı … ile adına tescil edilmesi gerekirken davalının taşınmazları …e ve diğer davalı …’e muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “…davacının iddialarını 05/02/1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir belge ile kanıtlayabileceği ancak davacı tarafından böyle bir belgenin ibraz edilmediği açıktır. Nitekim mahkemece de bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; dava dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline de dayanılmıştır. Yazılı bir belgenin veya delil başlangıcının bulunmadığı böylesi durumlarda, iddia sahibinin son başvuracağı çarenin karşı tarafa yemin teklif etmek olduğu hususu yerleşik içtihatlarla benimsenmiştir. Yemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 228. (1086 sayılı HUMK’nun 337. vd.) maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davayı sonuçlandıran yasal ve kesin delildir. 05/02/1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca iddiasını yazılı delille kanıtlayamayan kimsenin karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu sabittir. Oysa eldeki davada davacıya bu olanak tanınmamıştır. Hal böyle olunca; davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, bu hakkın kullanılması halinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir..…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, tereke temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Tereke temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20.TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke temsilcisinden alınmasına, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.