YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6537
KARAR NO : 2021/1211
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
Basit yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/152 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.12.2020 tarihli ve 2020/17953 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2021 tarihli ve 2021/2584 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında basit yaralama suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi gereğince hükmedilen 120 gün adlî para cezasından, anılan Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca yapılan indirim işlemi esnasında, hesap hatası yapılmak suretiyle 100 gün adlî para cezası yerine, 90 gün adlî para cezasına, anılan Kanun’un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirasından çevrildiğinde ise 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 1.800,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Somut olayda; sanığın üzerine atılı bulunan ve uzlaşmaya engel olan hürriyeti tehdit suçu bakımından beraat kararı verilmiş olması ve basit yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmamış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca basit yaralama suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
2) 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün sanık aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 23.01.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, CMK’nin 231/6. maddesindeki diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca “Sanık hakkında önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemiş olması ile CMK’nin 231/5. maddesi ve CMK’nin 231/8 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına kanunen yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi hususlarında da kanun yararına bozma yoluna başvuru yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 15.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.