YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1760
KARAR NO : 2018/7433
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Mağdur …’ün aşamalarda alınan beyanında özetle; oğlu olan sanığın olay günü saat 21.30 sıralarında evinin önüne gelip bağırmaya başladığını, dışarı çıktığında kapıda bekleyen sanığın “Şerefsiz, sen tarlalarını satacaksın, bu parayı bana vereceksin, yoksa seni öldürürüm” dediğini, olumsuz yanıt vermesi üzerine sanığın kendisini darp ettiğini, olayın tanıklar … ve … tarafından kolluk güçlerine bildirildiğini ileri sürüp,
Sanık …’ün savunmasında; eşi olan tanık …’nin 2 aydır birlikte yaşadıkları evlerine gelmeyip babası olan mağdur …’ün evinde kaldığını, olay günü eşinin gelmeme sebebini sormak üzere mağdurun evine gittiğini, kapıyı açan mağdura eşinin evine dönmesini istediğini söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığını, tartışma sırasında mağdurun sopayla kendisine vurmaya kalkışması üzerine mağdurun elinden sopayı aldığını ancak mağdura vurup vurmadığını hatırlamadığını, mağdura karşı tehdit ve hakarette bulunmadığını ileri sürüp atılı yağmaya kalkışma suçunu işlemediğini beyan ettiği,
Tanık …’ün aşamalarda alınan beyanında özetle; kayınpederi mağdur …, tanık … ile birlikte evde oturdukları sırada eşi olan sanığın evin önüne gelip bağırmaya başladığını, mağdura “Aç kapıyı, seni öldürürüm” dediğini, mağdurun kapıyı açması üzerine sanığın mağduru darp ettiğini, tanık … ile birlikte polisi arayıp haber verdiklerini,
Tanık …’in 30.01.2013 tarihli kolluk beyanında; olay günü komşusu olan mağdur … ve tanık …’ye ziyaret amacıyla gidip oturdukları sırada kapı çalındığını, mağdurun kapıyı açtığını, mağdur ile kapıdaki sanık arasında tartışma başladığını, sanığın mağdura “Seninle görüşürüz” deyip aralarında itişme yaşanması üzerine polise haber verdiğini,
Çine Sulh Ceza Mahkemesi’nin 07.03.2013 tarihli oturumunda; eve gelen sanığın babası olan mağdur ile tartışmaya başlaması üzerine içeri girip polisi aradığını, dışarı çıktığında mağduru yerde gördüğünü, sanığın mağdura vurup vurmadığını görmediğini,
Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce talimatla alınan ifadesinde ise; mağdur ve tanık … ile birlikte evde oturdukları sırada kapı çalındığını, mağdurun kapıyı açtığını, alkollü olan sanığın kapı önünde mağdura “şerefsiz, tarlalarını satacaksın, bu parayı bana vereceksin, yoksa seni öldürürüm” deyip bağırması üzerine polisi arayıp haber verdiğini, belirttiği, ifadesi karşısında; tanık …’in aşamalarda gelişerek değişen beyanları arasındaki aykırılığın giderilmediği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesinin asıl amacı gerçekte maddi olayın ne olduğunun öğrenilmesidir. Bu günden dünü öğrenme ise, delillerle mümkün olmaktadır. Yargılama süresince toplanması gereken delil varsa, bunların da toplanıp, iddia, savunma ve tüm deliller ayrı ayrı ve bir bütün halinde değerlendirildikten sonra, birini diğerine üstün kılan nedenler denetime olanak verecek şekilde açıklanıp, sonucuna göre, sanık ve/veya sanıkların hukuki durumunun tayini gerekmektedir.
Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada ortaya çıkan duraksamaların giderilebilmesi için;
Öncelikle; tanık …’ün değişerek gelişen tanık … ile çelişen beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilip, sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gereği gözetilmeden, mağdurun iddiası ve bunu olaydan çok sonra teyit eden tanık … beyanı, sanık savunması ve bu savunmaları başından beri doğrulayan tanıklar beyanlarına hangi nedenle itibar olunmadığı karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanık hakkında TCK.nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ile uygulama yapılması ile yetinilmesi gerekirken yasal koşulları bulunmadığı halde aynı Kanun madde ve fıkrasının (d) bendine de yer verilerek temel ceza tayini,
b) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 28/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.