Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/5794 E. 2020/7400 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5794
KARAR NO : 2020/7400
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava; davacının davalı işyerinde 20.10.1975 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tespitine ilişkin olup, yargılama sürerken davacı talebini 20.10.1975 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi olarak değiştirmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı işveren vekili ve fer’i müdahil Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, 04/10/2016 tarihli celsede davacının 20.10.1975 tarihinde bir gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti olarak talebini daralttığı davalı işveren yönünden davasını atiye bıraktığını beyan ettiği, Mahkemece; işyeri hakkındaki dava atiye terk edildiğinden işyeri yetkilisinin ve mirasçılarının davaya dahil edilmesine gerek olmadığından adlarına davetiye çıkartılmasından vazgeçilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
1- Mahkemece davalı işveren hakkında atiye terk edilmesi nedeniyle davalı işveren açısından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Dava 6552 sayılı Yasanın 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11/09/2014 tarihinden önce açıldığına göre, dava tarihi itibarıyla Kurum davalı konumunda olduğu ancak Kurumun, hükmün 6.bendinde fer’i müdahil niteliğine dönüştürüldüğü, “Fer’î Müdahil” olarak belirtilen Kurum’un, “davalı” olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ancak temyiz edenin sıfatı gözetilerek davacının temyizi de bulunmadığından davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyecektir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün 1. fıkrasının son bendine “Davalı işverene karşı açılmış olan dava atiye terk edildiğinden davalı işverene karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına” ibaresinin yazılmasına,
Hükmün 4., 5.,7. Bendinin silinerek, yerine;
Davacı tarafça yapılan 388,95 TL tebligat, müzekkere ve talimat gideri ile 560,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 948,95 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …, …, … ve …’a iadesine, 21/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.