Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4008 E. 2021/3815 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4008
KARAR NO : 2021/3815
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdur … hakkında Gönen Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.12.2014 tarihli raporda “sağ göz altında 5 cm’lik sutüre edilmiş kesi” şeklinde tespitte bulunulmasına rağmen müşteki hakkında sabit iz yönünden rapor aldırılmadığı ve bu haliyle müştekinin yaralanması hakkında düzenlenen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, müştekinin tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, TCK.’nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2)Sanığın üzerine atılı, kasten yaralama suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma aşamasında sanık ve mağdurun uzlaşma teklifini kabul edip, uzlaşma teklif formunu imzaladıkları anlaşılmakla, uzlaşma işlemi yapılmak üzere dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, uzlaşma işlemleri hiç yapılmadan yargılamaya devam edilip hüküm tesisi,
3) Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmadığı halde, hükmün gerekçesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
4) 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden en ağır cezayı gerektiren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde birden fazla ilam tekerrüre esas alınarak infazda tereddüde neden olunması,
5) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, “1 yıl” denetimli serbestlik süresinin ve bu sürede yükümlülük yüklenmemesi ile uzman kişi görevlendirilmemesinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 11.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.