YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3842
KARAR NO : 2019/8262
KARAR TARİHİ : 30.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi (Paydaşlar Arasında)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan …, …, …,… ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 345 ada 18 parsel sayılı taşınmazda tarafların müşterek malik olduklarını, taraflar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin fiili taksimin bulunduğu, fiili taksime rağmen davalıların kendi paylarına düşen kısım dışında davacıların kullandığı kısmı da yol olarak kullanmak suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını açıklayarak müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, tarafların taşınmazda müşterek malik olup müşterek maliklerin birbirlerine karşı men’i müdahale davası açamayacaklarını, davacıların da taşınmazı kullandığını, davaya konu yolun parsel içinde kalmakla birlikte Botaş tarafından kamulaştırılan bölümde kaldığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince “… çekişme konusu fındık bahçesi, tarla ve ev vasfındaki 51.260 m² yüzölçümlü taşınmazda öncelikle tüm paydaşları bağlayan fiili kullanım biçiminin oluşup- oluşmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tüm paydaşlar bakımından bağlayıcı bir fiili kullanım biçimi varsa yol olarak ayrılan kısımda sonradan bir genişletme yapılıp- yapılmadığı, “patika yol” olarak ayrılan bölümün genişletilmek suretiyle davacının payına isabet eden yere müdahale edilip-edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. ” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak bozma kararından sonra keşif icrası, bilirkişi raporu ve tanık beyanları neticesinde “Davanın kabulü ile davalı tarafça dava konusu … İli Merkez Mahallesi Kamberli mevkiinde bulunan 345 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yapılan vaki müdahalenin men’ine, ecrimisil talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına’’ karar verilmiştir. Hüküm, birkısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında paya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde, 345 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yapılan vaki müdahalenin men’ine, ecrimisil talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de bozmasına uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uygun bir araştırma yapılmadığı, zira taraflar arasında varsa taşınmazın fiili taksimi sırasında oluşan ve patika yol olarak kullanılan kısmın esasen alan miktarının ne olduğu, varsa davacıların taksim neticesinde kendi paylarına düşen taşınmaz bölümüne bahsi geçen patika yola sınır olan bölümünden yol genişletmek ve bu surette genişleyen kısmı yol olarak kullanmak suretiyle ne kadarlık bir alan itibariyle tecavüzde bulunulduğu hususunda keşfen araştırma ile yöntemine uygun biçimde ölçekli krokide işaretli ve sayısal olarak alan miktarlarını gösteren nitelik ve yeterlilikte rapor alınmadığı gibi davalıların bu şekilde müdahale ettiği davacılara ait taşınmaz kısmı hükümde miktar olarak gösterilmeden infaza elverişli olmayacak biçimde davalıların dava konusu 345 ada 18 parsel sayılı taşınmaza (tamamına) vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Bir kısım davalılar .. vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.