Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/4488 E. 2019/9373 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4488
KARAR NO : 2019/9373
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; borçlu aleyhine yapılan takipte davacı üçüncü kişinin dükkanında 17/10/2014 tarihinde yapılan hacizde İİK’nin 96. maddesi uyarınca istihkak davası açmak üzere davacıya süre verildiğini, İİK’nin 99. maddesi uyarınca alacaklıya süre verilmesi gerekirken, haczedilen malların üçüncü şahsın elinde bulunmasına rağmen, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; ödeme emri haciz adresinde tebliğ edildiği gibi, borçlu şirkete ait çok sayıda evrak bulunduğunu, borçlu şirket yetkilisi ile yakın zamanda haciz adresinde görüşme yaparak ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, talep üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davası olarak nitelendirilmiş, yapılan yargılama sonucu davacı ve borçlu arasında organik bağ olduğu ve aynı hacze ilişkin açılmış istihkak davası bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep İcra Müdürlüğü’nün İİK’nin 96. maddesi uyarınca yapılan haciz işlemini şikayete ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, üçüncü kişi maktu harç yatırmak suretiyle yaptığı başvuruda, dilekçesinde açıkça İcra Müdürlüğü işleminin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini istediği talebin, şikayet başvurusuna ilişkin olmasına rağmen istihkak davası olarak nitelenmek suretiyle yargılama yapılması ve hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kaldı ki davaya konu 17.10.2014 tarihli hacze ilişkin olarak üçüncü kişi tarafından açılan aynı Mahkemenin 2014/635 Esas 2015/521 Karar sayılı dosyasında istihkak iddiası reddedilmiş ve karar Dairemizce onandığından üçüncü kişinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.