Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14719 E. 2020/18590 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14719
KARAR NO : 2020/18590
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Müştekinin olay nedeniyle yaralanması sonucu … Devlet Hastahanesi tarafından düzenlenen raporda “sağ elde şişlik ve kırık mevcut olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin” belirtildiği, ancak mevcut kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekiye ait tüm tedavi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak, sonucuna göre kırığın derecesi ile orantılı olarak 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesince artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek en üst hadden arttırım yapılarak eksik inceleme ve yetersiz rapor ile hüküm tesisi,
2) Sanık hakkında TCK’nin 86/1,3-e, 87/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece sanığın dosyaya konu suçu, TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan sandalye ile işlediği anlaşılarak, hükmün gerekçesinde kabulün de bu yönde olduğu belirtildiği halde, sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı Kanun’un 86/3-e hükmü gereğince (½) oranında arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
3) Olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, aynı olayda müştekinin de sanığa karşı basit yaralama eyleminden dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak
şekilde tespit edilmeye çalışılması, tespit edilemez ise CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Hapis cezasına mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanmamış olması ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek sanığın hak yoksunlukları yönünden hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına 09/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.