Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3894 E. 2013/19606 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3894
KARAR NO : 2013/19606
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2012 tarih ve 2011/180-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı bankanın müşterisi olup, aynı zamanda kredi kartı hamillerine mal ve hizmet satmayı taahhüt etmiş üye işyeri olduğunu, 11/11/2004 tarihinde iş yerine gelen…isimli şahsın müvekkili şirketten 17.126 TL tutarında alışveriş yapıp satın aldığı malların bedelini kredi kartı ile ödediğini, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereği 28 gün sonra hesaba girmesi gereken satış tutarının şirket hesabına yatırılmadığını, bunun sebebinin ise müşterinin kullandığı kredi kartının sahte olduğu, bir başka kişiye ait kredi kartı bilgilerinin kopyalanması suretiyle elde edilmiş olduğu şeklinde açıklanarak satış bedelinin bloke edildiğini, aradan 5 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen satış bedelinin ödenmediğini, bu zaman içerisinde müvekkili şirket yetkilileri hakkında sahte kredi kartı kabul etmek suçundan dava açıldığını,yapılan yargılama neticesinde şirket yetkililerinin beraatine karar verildiğini, öte yandan yapılan satışa banka pos cihazının onay verdiğini, müvekkilinin kullanılan kredi kartı konusunda şüphe duymasını gerektirecek bir durumun sözkonusu olmadığını, sözkonusu olayda müvekkili şirket çalışanlarının objektif özen borcunu yerine getirmiş olmaları sebebiyle bir kusurlarının bulunmadığını,ileri sürerek davalı bankaya ait kredi kartıyla yapılan alışveriş sonucu ödenmeyen 17.126 TL’nin 09/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının istihdam ettiği personel ile 3. Kişiler tarafından sahte ve tahrif edilmiş her türlü satış belgesinden kaynaklanan zararları karşılamak zorunda olduğunu, davacı tarafından, sahte olduğu tespit edilen İş Bankası’na ait kredi kartı ile aynı dakika içerisinde 2 adette toplam 17.126,99 TL tutarında işlem yapıldığını, kartın sahte olduğunun anlaşılması üzerine bankanın rehin, hapis ve mahsup hak ve yetkisine istinaden bloke koyduğunu, firmanın pos cihazının incelenmesinden davacının geçmiş günler cirosunda bu denli yüksek satış rakamlarının olmadığının tespit edildiğini sözkonusu alışverişte kullanılan kart şüpheli olmasa dahi aynı dakika içerisinde aynı kart için birden fazla satış belgesi düzenlenerek silip bölmesi yapılmasının sözleşme ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacının kartı kullananla ilgili gerekli kimlik kontrollerini de yapmadığını,savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 11/11/2004 tarihinde davacıya ait işyerinden sonradan sahteliği tespit edilen Türkiye İş Bankası’na ait kredi kartı ile toplam 17.126 TL tutarında alışveriş yapılıp işyerindeki pos cihazı ile satış bedeli için aynı dakika içerisinde biri 8.000 TL diğeri 9.126 TL miktarlı olmak üzere 2 ayrı slip düzenlendiği, davacı tarafça bu durumun, satılan malın çokluğu nedeniyle 2 ayrı fatura kesilip 2 adet slip düzenlendiği şeklinde açıklanmış ise de 2 fatura kesilmesinin pos cihazında kredi kartıyla toplam üzerinden ve tek seferde işlem yapılmasına mani teşkil etmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin “pos işlemleri ile ilgili kurallar” başlıklı bölümünün 5. ve 6. maddesinde firma alışveriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenleyemeyeceği öngörülmüş olup, 9. madde de ise “2,3,4, ve 5. maddelerde belirtilen hususlar layıkıyla yerine getirilmediği takdirde bankanın bahse konu satış belgelerinin tutarlarını firmaya ödememe hak ve yetkisine haiz olduğu” hükmünün düzenlenmiş olmasına rağmen davacı işyerinin slip bölmesi yapmasının sözleşmeye aykırı ve kusurlu bir davranış olduğu, kartla yapılan harcama tutarının kart sahibi bankadan Chargeback olarak geri gelmemesi ve bankanın işlem tutarlarını bloke etmesinin sözleşmeden kaynaklanan bir hakkın kullanımı olması nedenleriyle davacının sahte kart ile yapılan alışveriş tutarını davalı bankadan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.