Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5568 E. 2020/6025 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5568
KARAR NO : 2020/6025
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme, Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş, dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, vekil edenlerine ait 250 ada 5 parsel, 248 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan, davacıların izin ve muvafakatlerini almaksızın, davalıların yol geçirdiklerini açıklayarak, haksız elatmanın önlenmesi ile taşınmazların eski hale getirilmesini ve şimdilik 8.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamış, ön inceleme duruşmasına katılarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece elatmanın önlenmesi ile eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil isteminin ise; 248 ada 2 parsel yönünden kısmen kabulüne, diğer parseller yönünden taşınmazların elbirliği mülkiyetine tabi olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacılar vekili temyize gelmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece men’i müdahale talebi kabul edildiğine göre, bu talep yönünden 28.12.2011 tarihli fen raporunun kararın eki sayılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
3. Ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş, paydaşlardan veya hak sahibi olmayan üçüncü kişilerden her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Benzer olarak elbirliği mülkiyetinde de maliklerden biri öteki maliklerin olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ecrimisil davası açabilir
Buna göre, dava konusu taşınmazlardaki hisselerine yönelik olarak davacılar tek başına dava açarak ecrimisil isteyebileceklerinden, Mahkemece 250 ada 5 parsel ve 248 ada 1 parsel yönünden de davacılar lehine hisseleri oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda(2) ve (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.