Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15738 E. 2012/25753 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15738
KARAR NO : 2012/25753
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, murisleri …’in 30/07/2009 tarihinde vefat ettiğini, 1995 yılında Bozyazı’da bir kısım taşınmazlarının satışı için davalıya vekalet verdiğini, davalının bu vekaletname ile murise ait bir kısım taşınmazları sattığını satış bedellerinin murise ödenmediğini belirterek, taşınmazların davalı tarafından üçüncü kişilere satıldıkları tarihteki gerçek sürüm değerlerinin veraset ilamındaki hisse oranları dikkate alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalıya usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı duruşmalara katılmadığı gibi yazılı olarak da beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanununun 392 maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacılar, muris..’in bir kısım mirasçıları olup,murislerinin davalıya verdiği vekalete istinaden davalının murise ait bir kısım taşınmazları satarak parasını ödemediği iddiasıyla taşınmazların satıldıkları tarihlerdeki gerçek sürüm değerlerinin veraset ilamındaki hisseleri oranında tahsili istemiyle eldeki davayı açmışlardır.Yargılama sırasında dosyada bulunan veraset ilamına göre dava dışı mirasçılar … açılan davaya
muvafakat verdiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece olayda iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olduğu, iştirak halinde mülkiyet söz konusu olan hallerde bir kısım paydaşlarca dava açılması halinde dava dışı paydaşların sonradan muvafakatlarının alınması yada miras şirketine mümessil tayini suretiyle de davanın görülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. . Olayda 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 640 (eski MK 581) maddesinin öngördüğü anlamda mirastan doğan iştirak halini gerektirir bir durum yoktur. Hal böyle olunca davacı mirasçılar …. Kışlakçı,…,… ve …’in kendi miras paylarına düşen para miktarını isteyebileceğinin kabulü gerekir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.