YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1915
KARAR NO : 2020/6027
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanununun 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’un 305-326. maddeleri uygulanmakta olup temyiz süresinin bir hafta olduğu, ancak sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin yüzüne karşı verilen 03.03.2020 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında 03.03.2020 tarihinde yüzlerine karşı verilen kararı katılan … vekilinin ise 17.03.2020 havale tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Olay günü saat 16:15 sıralarında katılan …’in sevk ve idaresindeki otomobil ile Havsa istikametinden Edirne istikametine seyir halinde iken; … köyü yol kavşağına geldiğinde aracının sol arka kapı ve sol arka çamurluk kısmına seyir istikametine göre sol tarafından çıkarak karşı tarafa, stabilize … köyü yoluna giriş yapmak isteyen sanık …’in sevk ve idaresindeki kamyonetin sağ ön kısmı ile çarpması neticesinde katılanlardan birinin hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 6. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde nitelikli, diğerinin ise; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmaları ile neticelenen olayda; sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti seyri sırasında kavşak mahalline geldiğinde ada ve refüj üzerinde seyir istikametine hitaben bulunan DUR levhalarını dikkate alarak yavaşlayıp durması, sağ tarafından gelen araçlar olabileceğini dikkate alıp yeterli kontrolü yapması ve sağ tarafından gelip düz seyretmekte olan katılan …’in sevk ve idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup kontrolsüz şekilde bölünmüş yola çıkarak düz seyreden mevzu bahis otomobilin seyir durumunu tehlikeye düşürdüğü anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin ceza miktarına; sanık müdafinin lehe hükümler uygulanması gerektiğine ilişkin ve katılan … vekilinin ise; herhangi bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA; 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.