YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3461
KARAR NO : 2013/19744
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2010/203-2012/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi …’nın davalı şirketten 86 paya sahip ortağı iken, 17/08/2008’de vefat ettiğini, veraset ilamına göre murisinden müvekkiline intikal eden payın pay defterine işlenmesi için davalı şirket ve davalı yönetim kurulu üyelerine ihtar gönderdiklerini, ancak davalıların tescilden imtina ettiklerini ileri sürerek veraset ilamına göre müvekkiline intikal eden 21,5 payın pay defterine tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, mirasçının terekeye ait bir mal, hak veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için dava açamayacağını, mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını, bu sebeple davanın aktif husumetten reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisinden intikal eden 21,5 payın, davalı şirket pay defterine 01.03.2010 tarihinde kaydedildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ortak olan davacının murisinin, ölümü nedeniyle, davacı mirasçının murisinden intikal eden, pay sahipliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı …’e, mirasçı sıfatıyla değil davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle husumet yöneltilmiştir. Zira, dosyaya ibraz edilen muris …’nın veraset ilamından, başka mirasçılarının bulunduğu anlaşılmakla, bunlara husumet yöneltilmemesi, mümeyyiz davalıya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla husumet yöneltildiğini gösterir. Pay sahipliğinin tespiti hususunda açılan davada, yönetim kurulu hasım olmayacağından, mahkemece mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı … yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.