YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7156
KARAR NO : 2020/5619
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Dosya içeriğine göre; olay günü saat 16.50 sıralarında katılan …’nin sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gidiş geliş olmak üzere iki yönlü, eğimli yolda seyir halindeyken, aynı yönde arkasından seyreden …’ın sevk ve idaresindeki aracın ön sol çamurluk ve tampon kısmıyla katılan …’nin aracına çarptığı ve akabinde ise …’un aracının arkasında seyreden sanık …’in sevk ve idaresindeki otomobil ile …’ın aracına çarpması şeklinde meydana gelen ve katılan … ve …’nin basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandıkları olayda, sanıkların ve katılanların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında, sanık …’in idaresindeki araç ile …’ın aracına çarptığı ancak …’ın çarpmanın etkisiyle katılan …’nin aracına çarpıp çarpmadığı belli olmadığı ve 19.06.2013 tarihli kaza tespit tutanağı ile keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporunda da bu hususla ilgili herhangi bir bilginin bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın, atılı suçtan cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı delil elde edilememesi ve sanığın eylemi ile meydana gelen netice arasında illiyet bağının bulunduğuna dair de somut delillere ulaşılamaması karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup,sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.