Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/18880 E. 2020/18336 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18880
KARAR NO : 2020/18336
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata Tebligat Kanunu’nun 23/1-89 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği ve sanığa gerekçeli kararın tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olduğu, sanık …’ın 07.05.2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu göz önüne alınarak yapılan incelemede;
Sanıkların Aydınkonak köyü 52 nolu mera parselinin 1466 metrekaresini satın alıp iş makinasıyla üzerini düzelttirip birkaç fidan diktiklerinin dosya kapsamında belirlendiği anlaşılmakla suç tarihinden sonra dava konusu yerin bulunduğu İmar içi sınırına dahil edilmesi suçun unsurlarında değişiklik yapmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sanıklar …, … ve katılan hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklara verilen kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilirken TCK.nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1 ve 2 numaralı hüküm fıkralarının 3. bentlerinde yer alan “TCK.nın 52. maddesi” kısmından önce gelmek üzere “TCK.nın 50/1-a maddesi” ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1. maddesi gereğince 1.500 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan hazineye verilmesine” ibaresinin eklenmesi sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,11.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.