YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2316
KARAR NO : 2013/19950
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 tarih ve 2011/337-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin akaryakıt istasyonu işlettiğini, bu işyerinde akaryakıt alan müşterilerin kullandıkları kredi kartlarının kopyalandığı ve başkaca işyerlerinde kullanıldığı şüphesi ile davalı bankanın müvekkiline ait vadeli döviz cinsinden Hazine bonosuna bloke koyduğunu, takiben bloke konulan 10.000 USD Eurobond’un 5.773 USD’sini 02/03/2011 tarihinde bozdurup takas mahsup işlemini yaptığını, bankanın yaptığı bu işlemlerin keyfiliğe dayandığını, müvekkilinin ticari piyasada kredi kartı kopyalayan kurum durumuna girdiğini, ayrıca bankanın müvekkilinin bayisi olan Shell / Turcas yetkilisini de arayarak kartları kopyaladığını bildirdiğini, müvekkilini küçük düşürdüğünü ileri sürerek, fazla hak saklı kalmak üzere bozdurulan 5.773 USD Eurobond’un faizi ile tahsilini, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; itiraza konu kredi kartlarının tamamının daha önce çeşitli tarihlerde müvekkili bankanın üye işyeri durumundaki davacı işyerinde kullanıldığını, bu zararın giderilmesi amacıyla davacının hesabına 02/02/2011 tarihinde aralarındaki üye işyeri sözleşmesinin 8.1 (B) maddesine göre bloke koyduklarını, 03/02/2011 tarihinden sonra da gelebilecek nakit çekim / harcama itirazlarına ait hak saklı kalarak zarar tutarının davacı hesabından tahsil edildikten sonra davacı hesabı üzerindeki blokeyi kaldırdıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin kopyalanmış sahte kartın kullanımına bağlı kredi kartı kabul esaslarına aykırı davrandığı olgusunun gerçekleşmediği gibi, davacı firmanın işyerinden kopyalanan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan bloke ve mahsup işleminin
yerinde olmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.773 USD’nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a Maddesi’ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı bankaca hakların kullanılması sınırlarının aşılmadığı ve açıkça işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından haksız olarak konulduğu iddia edilen blokenin kaldırılması talebine ilişkin olup; mahkemece davacının yapılan işlemlerde maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan bloke ve mahsup işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak; BK 55. maddesi gereğince başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür. Şu kadar ki böyle bir zararın vukubulmaması için hal ve maslahatın icabettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani olamayacağını ispat ederse mesul olmaz. Somut olayda, davacı çalışanı Sevda Narin davacının işyerine gelen kişilerden elde ettiği kredi kartlarını kopyalamak suretiyle elde ettiği kopya kredi kartı ile davalı Banka müşterilerinin hesabından harcama yapmış ve davalı Banka’yı da bu suretle zarara uğratmıştır.Meydana gelen zarar davacı çalışanının hizmeti gördüğü esnada elde ettiği kredi kartlarının kopyalanmasından kaynaklandığından ve davacı zararın meydana gelmemesi için gereken tüm önlemleri aldığını iddia ve ispat etmediğinden meydana gelen zarardan BK 55 maddesi gereğince sorumludur. Bu durumda, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.