YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13822
KARAR NO : 2013/19858
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.04.2012 gün ve 2011/101-2012/81 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.05.2013 gün ve 2012/10005-2013/9154 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya’da çalışan müvekkilinin Türkiye’ye geri dönüşü sonunda iş akdine son verildiğini ve işten ayrılmasından sonra Almanya sigorta kurumu nezdinde birtakım belgeler imzaladığını, bunlar arasında sigorta primlerinin geri alınmasını içeren bir formun da bulunduğunu, müvekkilinin Almanca bilmediğini ve imzaladığı form içeriklerinin mahiyetini bilmeden imzaladığını, emeklilik işlemleri sürecinde yurtdışı çalışmalarını içeren sigorta primlerinin T.C. Merkez Bankası’na yollandığını öğrendiğini, müvekkilinin bu durumu öğrenir öğrenmez 25/11/2009 tarihinde T.C. Merkez Bankası’na yazı yazdığını, gelen yazı cevabında, sigorta primlerini içeren parasının 28/12/1984 tarihinde geldiğini ve 25.369 Alman Markı sigorta parasını İstanbul Şubesi’nden çektiğini bildirdiğini, ancak ödeme belgelerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imza incelemesi neticesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkili parasının 28/12/1984 tarihinde geldiğinin, davalı T.C. Merkez Bankası’nın kabulünde olduğunu, fakat müvekkiline bu paranın bankaya geldiğine ilişkin hiçbir haber verilmediğini ileri sürerek 12.970 Euro’nun tahsil tarihindeki kur üzerinden 28/12/1984 tarihinden itibaren işçi dövizlerine uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın kendi iddiasına göre uzun yıllar bekleyip böyle bir talepte bulunmasının MK’nın 2. maddesi anlamında objektif iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafın 28/12/1984 tarihi itibariyle paranın davalı bankaya gönderildiğini bildiği, bu durumda 26 yıl sonra dava açıldığı, TTK’nın 68/1 maddesi gereğince davalı bankanın ticari defter ve kayıtlarını 10 yıl süre ile saklamak zorunda olduğu, bu haliyle zamanaşımı süresinin dolduğu, gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.