Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/6361 E. 2020/7555 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6361
KARAR NO : 2020/7555
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

Mahkeme : DİYARBAKIR 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamından sanığın, sorgusunun yapıldığı 29/01/2014 tarihli celsede, on sekiz yaşından büyük olduğu, sorgusu sırasında zorunlu müdafi görevlendirilmesine ilişkin istemde bulunmadığı; ayrıca isnat edilen suça ilişkin hapis cezasının alt sınırının, suç tarihindeki lehe düzenlemeye göre 5 yıldan fazla olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede yer alan, “sanığa, yaş küçüklüğü nedeniyle CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayin edilmesi gerektiğine” ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A)Sanığın inkara yönelik savunması karşısında; sanığın yeniden parmak izi ve avuç izlerinin alınıp, uyuşturucu maddelerin bulunduğu kağıt parçaları üzerinden elde edilen izler ile karşılaştırma yapılarak bu parmak izlerinin sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden veya uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınması, daha sonra tüm deliller birlikte tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, AFIS veri tabanında kayıtlı parmak izi örnekleriyle yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen rapora dayanılarak, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
B)Tüm dosya kapsamından, sanığın, aşamalarda “ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunmadığına, diğer sanıkları tanımadığına ve uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu kağıt parçaları üzerinde parmak izinin nasıl çıktığını bilmediğine” ilişkin inkara yönelik savunmada bulunduğu anlaşılmakla; temyize konu dosyada haklarında değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ” suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanıklar …, … ve …’ın, duruşmada veya SEGBİS sistemi ile hazır edilip sanık … ile yüzleştirilip, ayrıca dosyada bulunan 21/06/2011 tarihli başka bir olay nedeniyle düzenlenen “parmak izi ve fotoğraf kayıt formunda” yer alan sanık …’e ait fotoğraf da gösterilerek, kendilerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri sanıktan alıp almadıklarının açıkça sorulup sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
C)Adli emanetin 2012/3536 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunelerin müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi,
D)Kabule göre de;
1)UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 25/04/2012 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03/05/2012 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01/11/2012 tarihli, 2012/120 esas ve 2012/314 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda TCK’nın 188/3, 31/3, 62, 52, 54. maddeleri uyarınca verilen 3 yıl 4 ay hapis ve 1000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi sonucu Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin 11/10/2018 tarihli, 2015/10105 esas ve 2018/4217 sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı; temyize konu dosyada ise sanığın 24/04/2012 tarihli eyleminden ötürü, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/05/2013 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında;
a)Yaş küçüklüğü nedeniyle TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca hapis cezasında indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi,
b)TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
c)TCK’nın 52/4. maddesinin uygulanması sırasında, 5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesine aykırı olacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarında bulunulması,
d)Kovuşturma aşamasında, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca sanığın bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu alınmaması ve alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 16/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.