Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/10916 E. 2012/9223 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10916
KARAR NO : 2012/9223
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının yargılaması sırasında teminatlı tedbir verilmesine ilişkin ara kararına itirazın reddine dair … Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinden verilen 05.06.2012 gün ve 2012/315 Esas sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davasının sonuçlandığını, tarafların evlilikleri esnasında alınan ve mal rejimi kapsamında bulunan iki adet taşınmaza müvekkilinin katkısı bulunduğunu ileri sürerek, katkı payı alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, taşınmazların tapu kayıtlarına teminatsız tedbir konulmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece 25.05.2012 günlü ara kararı ile tapu kayıtlarına %15 teminatla tedbir konulmuştur.
Davacı vekilinin teminatlı tedbir kararı verilmesine yönelik itirazı dava dilekçesi ve eklerindeki usulü eksikliklere değinilerek mahkemece ret edilmiş; davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davalının adresine çıkartılan tebligatlar yurt dışında bulunduğundan bahisle bila tebliğ iade edilmiştir.
HMK.nun 394/1. maddesine göre “karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir” aynı maddenin 4. fıkrasına göre “itiraz dilekçeyle yapılır, itiraz eden itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir” aynı maddenin 5. fıkrasında ise; “itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır…” denilmiştir. HMK. nun 341.maddesinin ilk fıkrasında “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir” hükmü öngörülmüştür.
Açıklanan hukuki olgular da gözetilerek, davalının yurt dışı adresi araştırılıp Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümleri uyarınca yöntemince tebligat yapıldıktan sonra gelmediği takdirde dosya üzerinden inceleme yapılması gerekirken, davalı davet edilmeden itirazın karara bağlanması doğru değildir.
Açıklanan nedenle mahkemece, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararın 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK. 428. maddesine uyarınca BOZULMASINA, HUMK. nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.