YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1322
KARAR NO : 2021/199
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R –
Davacı; davalı taraf ile kooperatifin 1/64 hisse ve kura yoluyla belirlenecek bir adet dairenin satımı konusunda 14/01/2014 tarihinde sözleşme yaptıklarını, bu sözleşme uyarınca söz konusu dairenin tesliminin 01/07/2014 tarihinde yapılacağı aksi halde geciken her ay için kendisine rayiç kira bedeli ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın davanın açılış tarihi itibariyle daire tesliminin gerçekleşmediğini, rayiç kira ile ilgili kendisine şimdiye kadar herhangi bir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak 10.200,00 TL rayiç kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. 29.03.2016 tarihinde davasını 11.925,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı; davacının bahse konu sözleşmeyle … Konut Yapı Kooperatifine üye yapıldığını ancak davacının sözleşmede belirtilen ödemeyi yapmayarak edimini yerine getirmediğini, kendi edimini yerine getirmeyen tarafın diğer tarafa edim yükleme hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşme ile kooperatif başkanı olan davalı tarafın davacının dairesinin kooperatifçe 1 Temmuz 2014’de teslim edileceğini taahhüt ettiği, teslim edilmemesi halinde de kendisine rayiç kira bedelini ödeyeceğini kararlaştırıldığı, 3. kişinin fiilini taahhüt için herhangi bir yazılı şekil şartı bulunmadığı, rayiç kira araştırması yapılarak davacının zararı tespit edildiği, davalının anılan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. Dava, tazminat istemine ilişkindir.Kooperatif ile üyesi arasındaki ilişki sözleşme ilişkisidir. Üye bu sıfatına bağlı olarak taleplerini ancak kooperatife yöneltebilir. Kooperatifi temsilen taahhütlerden dolayı yöneticilerin doğrudan sorumluluğundan bahsedilemez. Eldeki davada davacı tarafça davalı kooperatif başkanı ile adi yazılı sözleşme yapılmış ve bu sözleşmedeki davalının verdiği taahhüt uyarınca rayiç kira isteminde bulunularak eldeki dava açılmıştır. Mahkemece anılan sözleşme uyarınca davacının isteminin kabul edildiği anlaşılmaktadır.Dosya içeriğinden davacının kooperatif üyesi olduğu sabittir. Davada sıfat yokluğu dava şartı olduğundan mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Bu halde kira istemi ancak kooperatife karşı yöneltilebilecekken davacı tarafın kooperatif başkanı aleyhine dava açması ve kira istemesi mümkün olmadığı halde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.