YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/585
KARAR NO : 2020/17744
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II. Sanık …’in temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
01/12/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 12/12/2014 tarihinde temyiz eden sanık …’in temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
III. Katılan … İdaresi vekilinin sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık … müdafii ve sanık …’in haklarında 4733 sayılı Yasaya ve 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla ele geçirilen kaçak sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4, kaçak cep telefonları yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği ancak; 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasalar ile değişik 5607 sayılı Yasa hükümleri ile 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde düzenlenen “fikri içtima” hükümleri gereğince her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı, buna göre eylemin kül halinde suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında olduğu ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca zoralım kararı verilebilmesi için zoralıma konu aracın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre; 34 UU 4428 plakalı aracın ruhsat sahibi Kemal Atılgan Limited Şirketi tarafından kira sözleşmesi ile kiralanması karşısında, bahse konu aracın kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmadığı gözetilmeden, … plakalı nakil aracının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 03/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.