YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3549
KARAR NO : 2020/14201
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın, aynı apartmanda farklı katlarda ikamet eden mağdurlar … ve …’ın daire kapılarına yakın merdiven başlarında bulunan ayakkabılıklarından ayakkabılarını çaldığı olayda, sanığın tüm apartman sakinlerinin kullanımında olan “ortak alan” tabir edilen daire kapılarına yakın merdiven başlarına girmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin tek bir konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu ancak sanığın mağdurların dairelerinin bulunduğu apartmana aynı gün değişik zamanlarda iki kez girdiğinin anlaşılması karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu değişik zamanlarda iki kez işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken “ bir suçu işleme kararı kapsamında aynı suçu tek fiille birden fazla mağdura karşı işlediği ” gerekçesiyle konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay günü tanık …’ün mağdurlar … ve … gibi kendisinin de dairesinin bulunduğu apartmanda gündüz saat 18.00’da sanığı elinde siyah poşetle görmesi üzerine hırsız olabileceğinden dolayı şüphelenip komşusu mağdur …’ı aradığı ve birlikte apartmandan çıkan sanığı araçla takip etmeye başladıkları, sanığın apartmandan yaklaşık 500 metre uzaklıktaki boş bir arazideki çalılıklara elindeki siyah poşeti boşaltıp tekrar o yerden siyah poşetle ayrıldığını gördükleri, tanık …’ün sanığın siyah poşeti boşaltığı çalılıklara gittiğinde 5 – 6 çift ayakkabı gördüğü, araçta bekleyen mağdur …’a gösterdiğinde mağdur …’ın 3 çift ayakkabının kendisinin olduğunu söylediği, tekrar sanığın peşinden gittikleri ancak bulamadıkları, oturdukları apartmana gittiklerinde sanığın elinde siyah poşetle yeniden apartmandan çıktığını görmeleri üzerine bu sefer aynı apartmanda oturan mağdur …’ı aradıkları tanık …’ün apartmanın altında beklediği, mağdurlar … ve …’ın da araçla tekrar sanığı takip ettikleri, sanığın yeniden aynı çalılıklara gidip siyah poşeti bıraktıklarını gördükleri, tanık …’ün polisi arayıp sanığın bulunduğu yeri tarif ettiği, polisin geldiğini gören sanığın çalılıklara saklandığı, sanığın yakalanarak çalılıklara bıraktığı diğer ayakkabıların da bulunduğu, mağdur …’ın 3 çift ayakkabısının, mağdur …’ın da 4 çift ayakkabısının çalındığı olayda, mağdur …’ın ayakkabılığından çalınan 3 çift ayakkabının, mağdur …’ın ayakkabılığından da çalınan 4 çift ayakkabının mağdurların dairelerinde oturan diğer aile fertlerine ait olsa bile aynı aile fertlerinin malvarlığının ortak olması nedeniyle her bir mağdur açısından tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalarda artırım yapılması,
2- Mağdurların çalınan ayakkabılarına yönelik herhangi bir değer tespitinin yapılmadığı anlaşılmakla, suça konu ayakkabıların kullanılıp kullanılmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre suç tarihindeki değer tespiti yapıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/12/2020 gününde hırsızlık suçu yönünden oybirliğiyle konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık …’in 26.05.2015 günü mağdurların bulunduğu … Mah. 77176 Sokak üzerinde bulunan … Apartmanına yarım saat arayla girerek önce müştekilerden …’nin ikinci seferde ise …’nin kapı önlerinde bulunan ayyakabılarını çaldığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda yerel mahkeme sanığın iki kez aynı apartmana girmesi eylemini TCK 116/1. maddesi uyarınca cezalandırırken zincirleme suç hükümleri uygulayarak TCK 43/2 maddesi uyarınca artırım yapmıştır.
Yargılama konusu olayda tartışma konuları; mahkemenin kabul ettiği gibi TCK 43/2 maddesindeki aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlenmesi hali mi, çoğunluğun görüşünde olduğu gibi TCK 43/1. maddesindeki bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hali mi, yoksa her bir mağdura karşı ayrı ayrı iki suç oluşturup oluşturmayacağı hususlarıdır.
Mağdur …’nin ikameti apartmanın altıncı katıdır. …’ninki ise ikinci katıdır. Ve sanık aynı gün içerisinde apartman içerisine iki kez girerek hırsızlık yapmıştır. Birincisinde altıncı kattaki mağdure …’nin ayakkabılarını, ikinci girişinde ikinci kattaki …’nin kapısının önündeki ayakkabıları çalmıştır. Sanığın birden fazla mağdura karşı suç işlediği açık ve net bir şekilde bellidir. Sanığın birden fazla mağdura karşı suç işlediğini bilmemesi mümkün değildir. Bu olayda TCK 43. maddenin hem birinci fıkrasının hem de ikinci fıkrasının uygulanma olasılığı yoktur. Zira TCK 43/1 maddesinin uyuglanabilmesi için sanığın bir suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden çok suç işlemesi gerekmektedir. Oysa sanığın eyleminde her iki girişinde farklı mağdurların kapılarının önünden hırsızlık yapılmıştır. TCK 43/2 maddesinin uygulanabilmesi için de tek bir fiil ile birden fazla mağdura karşı suç işlenmesi gerekmektedir. Olayımızda sanık apartmana iki kez girmiştir. Ve her ikisinde farklı mağdurların kapılarının önünden hırsızlık yapmıştır. Dolayısıyla sanığın eylemi tek değildir. Sanığın eylemi iki kez gerçekleşmiştir. Mağdur da tek değildir. Ve her bir eylem sırasında farklı mağdur zarar görmüştür. Bu nedenle TCK 43. maddesinin bu olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
TCK 116/1. maddesinde cezalandırılan husus konut veya eklentilerine girilmesidir. Eklentinin ise apartman da olsa etrafı çevrili olması halinde çevrilen yerden başladığı, apartmanın etrafı çevrili değil ise apartmanın kapı girişinden itibaren başladığı hususunda tartışma yoktur. Sanığın dairelerin içerisine girmemiş olması ve ortak alan tabir edilen eklentilerden hırsızlık yapmış olması halini çoğunluk zincirleme suç kavramı içerisinde değerlendirmiştir. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için sanığın tek bir eylem ile bir çok kapının önünden ayakkabı çalması gerekir. Sanığın aynı apartmana farklı mağdurlara karşı farklı zamanlarda suç işlemek amacıyla girmiş olması halinde ortak alanda kalsa dahi zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatindeyim. Zira her bir mağdur için ortak alanlar da aynı zamanda ikametlerinin tartışmasız bir eklentisidir. Buralara girilmekle mağdurların özgürlükleri ve güvenlikleri ihlal edilmektedir. Mağduru belirli olacak şekilde sanığın apartmana yeniden girmesi durumunda ikinci bir konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşacağı düşüncesiyle çoğunluğun TCK 43/1 maddesi uygulanması gerektiğine ilişkin yerel mahkemenin uygulamasını eleştiren düşünceye değişik gerekçelerle katılınmamıştır.