Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22326 E. 2020/14837 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22326
KARAR NO : 2020/14837
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince iki kez 2.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2011/782 esas, 2016/678 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/10/2019 gün ve 11681-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2019 gün ve 2019/105220 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince iki kez 2.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2011/782 Esas, 2016/678 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın mala zarar verme suçları ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık suçlarından hakkında hükmolunan mahkûmiyet hükümleri yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 15/03/2019 tarihli ve 2019/215 Esas, 2019/597 sayılı kararında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından suç işlediği sabit olmadığından bahisle, … 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği görülmekle,
… Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince beraate konu suçların yanında sanığın önceden mahkûmiyetine karar verilen mala zarar verme suçları yönünden kesin nitelikli olması nedeniyle istinaf incelemesine konu edilemediği anlaşılmış ise de, mala zarar verme suçunun beraat kararı verilen hırsızlık suçuyla bağlantılı olduğu ve her iki suçun birlikte işlendiğinin iddia edildiği, sanığın mala zarar verme suçlarını işlediğine dair de mahkûmiyete yönelik kesin delil elde edilemediği gözetilmeksizin, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, katılanlar … ve …’ın yokluğunda verilen … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli kararının katılanlara tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunamaması nedeniyle usule uygun tebligat yapılıp-yapılamadığı anlaşılmadığından ve sanık …’nın yokluğunda verilen … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 15/03/2019 tarihli kararının sanığa tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunamaması nedeniyle usule uygun tebligat yapılıp-yapılamadığı anlaşılamadığından, sanık …’nın mala zarar verme suçları için … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli hükmünün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli kararının katılanlar … ve …’a tebliğ edilip, (usule uygun olarak tebliğ edilmiş ise tebligat evrakları dosya arasına konularak) ve … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 15/03/2019 tarihli kararının sanık …’ya tebliğ edilip, (usule uygun olarak tebliğ edilmiş ise tebligat evrakları dosya arasına konularak) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (…) 13. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 08.12.2016 tarihli ve 2011/782 Esas, 2016/678 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.