YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7544
KARAR NO : 2020/6674
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belge gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak:
1) İncelenen dosya içeriğine göre, zarar değil tehlike suçu olması nedeniyle defter ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, engel sabıkası bulunmayan ve takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında “zararın karşılanmadığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2011 tarihli 2011/3-167 Esas ve 2011/194 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın mahkûmiyetiyle sonuçlanan ceza davasında katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinde, vekil duruşmalara katılmasa dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunlu olup, katılan lehine vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
3) Hakkında katılma kararı verilen Gökalp Vergi Dairesi Başkanlığı’nın gerekçeli karar başlığında müşteki olarak yazılması,
4) Defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 14/06/2013 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 30/06/2013 olması gereken suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2009” olarak yanlış yazılması,
5) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.