Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/11722 E. 2020/16324 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11722
KARAR NO : 2020/16324
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde uzunyol şoförü olarak çalışırken ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine bu yönde işverene ihtarname gönderdiğini bunun üzerine iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve prim alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, tazminat hakkı olmadığını, alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak “davalıya ait işyerinde Mersin’den Türkiye’nin farklı illerine yük taşıyan tırlarda şoför olarak 06/10/2012 – 09/11/2015 döneminde 3 yıl 1 ay 3 gün çalıştığı, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, yıllık izninin kullandırılmadığı, dinlenme hakkının engellenmesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettiği, feshin haklı sebebe dayandığı değerlendirildiğinden davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı, ihbar tazminatına hak kazanamayacğaı, davacının fazla çalışma alacağı, hafta tatili ücret alacağı ve prim alacağına ilişkin davaların ispatlanamadığı, bu taleplerinin reddinin gerekeceği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında, iş sözleşmesinin hangi tarafça ve ne şekilde feshedildiği hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı taraf, ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine işverene ihtarname gönderdiğini ve bunun üzerine iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini, ileri sürmüş davalı ise, işçinin kendi isteği ile işten ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı olarak feshedildiği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, işverenin yönetim hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanıp kullanmadığı konusu irdelenmemiştir. Öte yandan davacı işçi, işverene gönderdiği ihtarnamesinde ücretlerin gerektiği gibi ödenmediğini belirtmiş ve tanıklar da benzer şekilde beyanda bulunmuşlardır ancak Mahkemece bu yönde bir araştırma ve değerlendirme de yapılmamıştır.
Mahkemece, davacının ihtarına konu “ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi hususu” araştırılarak ( varsa banka kayıtları temin edilerek) bu yönde haklı bir fesih nedeni olup olmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık davacının yıllık izin ücreti alacağı olup olmadığı noktasındadır.
Davacının davalı işyerinde üç tam yıllık hizmet süresi olup, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverence yıllık izin kullandırıldığına dair belge sunulmaması nedeniyle hizmet süresine göre hak edilen yıllık izin ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Davalı işverence bilirkişi raporu sonrası bir kısım yıllık izin kullanım belgeleri sunulmuş ise de bu belgeler değerlendirilmemiştir.
Mahkemece, rapor sonrası sunulan belgeler davacıya gösterilip beyanı tespit edildikten sonra değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile alacağa hükmedilmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.