Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22916 E. 2020/18216 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22916
KARAR NO : 2020/18216
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müessir fiil
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, müşteki …’ya yönelik müessir fiil suçundan 765 sayılı TCK’nin 456/4 ve 457/1. maddeleri uyarınca doğrudan verilen adli para cezası ile cezalandırılmasına, yine sanığın müşteki …’ya yönelik müessir fiil suçundan 765 sayılı TCK’nin 456/2, 457/1 ve 458. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen adli para cezası ile cezalandırılmasına dair 29.03.2007 tarihli ilk mahkumiyet hükümlerinin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.06.2010 tarih ve 2010/3422 Esas – 2010/10408 Karar sayılı ilamı ile; sanığın müşteki …’e yönelik müessir fiil suçundan doğrudan verilen adli para cezasının temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair karar verildiği, ancak sanığın müşteki …’a yönelik müessir fiil suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi yönünde bozulmasına dair karar verildiği, bu nedenle sanığın müşteki …’e yönelik müessir fiil suçundan doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen mahkumiyet hükmü kesinleştiği halde, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama da sanığın müşteki …’a yönelik müessir fiil suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca müşteki …’e yönelik müessir fiil suçundan verilen mahkumiyet hükmünün de açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu haliyle sanığın müşteki …’e yönelik eyleminden dolayı yeniden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu,
Sanığın denetim süresi içesinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle müşteki …’a yönelik eyleminden verilen temyize konu hükmün açıklanmasına karar verildiği gibi, müşteki …’e yönelik eyleminden verilen hukuki değerden yoksun olan hükmün de açıklandığı, sanık müdafiinin itiraz talebi üzerine müşteki …’e yönelik eylem nedeniyle verilen hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle mahkemece 17.05.2016 tarihli yine hukuki değerden yoksun olan ek karar ile sanık müdafiinin talebin reddedildiği, bu ek karara yönelik sanık müdafiinin herhangi bir temyiz isteminin de bulunmadığı belirlenerek, sanığın sadece açıklanan 10.05.2016 tarihli hükümdeki müşteki …’a yönelik müessir fiil suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine tabi olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen müessir fiil suçunun gerektirdiği 765 sayılı TCK’nin 456/2, 457/1 ve 458. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde “7 yıl 6 aylık” olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 27.11.2004 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 11.02.2011 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçun tarihi olan 03.10.2013 ile temyize konu açıklanan mahkumiyet hükmü tarihi olan 10.05.2016 arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen “7 yıl 6 aylık” olağanüstü zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunmasına rağmen, sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.