YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3098
KARAR NO : 2020/13953
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05/08/2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemeleri kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar ile Yargıtay’dan geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesine göre bir hafta olduğu gözetilmeksizin hüküm fıkrasında temyiz süresinin on beş gün olarak belirtilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, yüzüne karşı verilen hükme ilişkin katılan vekilinin 24/06/2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre belirtilmeksizin “verilen cezanın yarısı oranında yoksun bırakılmasına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın “Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 1 yıl 15 gün süre ile anılan Kanunun 53/1-e maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 03/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.