Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/3013 E. 2013/19886 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3013
KARAR NO : 2013/19886
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.10.2011 tarih ve 2011/59-2011/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … ile şirket yetkilileri … ve …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Ağustos 2007 tarihinde İstanbul’da yapılması kararlaştırılan Uluslararası bir kongrenin tüm organizasyon ve her türlü hizmetinin müvekkili tarafından yerine getirilmesine ilişkin olarak 09.09.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme ile üstlenilen tüm hizmetlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, hizmet bedeli ile birlikte KDV’li toplamı 891.764,31 TL olan harcamalarının 619.256,00 TL’lik kısmının tahsil edildiğini, ancak 272.508,31 TL’lik kısmının davalı tarafından borçlarının olmadığı iddiası ile ödenmediğini, gönderilen ihtarların da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, bakiye 272.508,31 TL alacağın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin davacı ile Türk Akustik Derneği arasında akdedildiğini, davada husumetin yanlış yöneltilmiş olduğunu, müvekkili Dernek’in sözleşme gereği tüm edimlerini ifa ettiğini, davacıya borcunun bulunmayıp, davacıdan alacaklı olduğunu, davacının alacak talebinin sözleşme ve taraflarca mutabık kalınarak revize edilmiş bütçeye uygun olmayan tamamen haksız bir talep olduğunu, davacının reeskont faizi isteminin de yerinde olmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının toplam alacağının 454.301,18 Euro olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise 349.985,12 Euro olup, davalının yapmış olduğu ödemeler neticesinde 104.316,06 Euro bedelden sorumlu tutulabileceği, bu durumda davacı tarafından düzenlenen fatura tarihindeki TCMB Euro döviz kuru ile çarpımı sonucu hesaplanan 180.591,97 TL’yi davacının davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 180.591,97 TL’nin dava tarihi olan 15.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki oranları aşmayacak şekilde reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin mali hükümleri düzenleyen kısmında, davacı şirketin İstanbul şehir otellerinden direk alacağı komisyonları ve konaklama hizmetlerinden elde edeceği kazancı, KDV düşüldükten sonraki net rakam üzerinden davalı ile % 50 oranında eşit paylaşmayı kabul ettiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının dayandığı % 50 komisyon bedellerine ilişkin bir delil sunulamadığından hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir. Davacı tarafından sözleşmeden doğan alacak hakkına dayalı olarak açılan işbu davada davalı da aynı sözleşmeden doğan söz konusu alacak hakkının varlığını ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu konudaki iddiasının incelenerek alacak hakkının tespiti halinde bu miktarın davacı alacağından takas-mahsubu gerekmektedir. Davalının bu konudaki isteminin delil sunamadığından hesaplanamadığı belirtilmiş ise de davaya konu organizasyon hizmetlerinin davacı tarafından yerine getirilmiş olması ve sözleşme uyarınca davacının alacağı komisyon bedelleri ile konaklama hizmetlerinden elde edeceği kazancı davalı ile paylaşmayı kabul etmesi karşısında davalı ile paylaşımı kararlaştırılan bedellerin hesabına dayanak teşkil edecek bilgi, belge ve deliller davalının elinde olmadığından davalı tarafından ibrazı mümkün değildir. Bu durumda, bu konudaki davalı alacağının tespiti amacıyla davacı kayıtları incelenmek ve gerektiğinde konaklama hizmeti veren otellerden sorulmak suretiyle davalının ileri sürdüğü sözleşmeden doğan bir alacağının bulunup bulunmadığı ile miktarının tayin ve tespiti gerekirken, bu konuda yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacının hak ettiği alacak bedeli kongre bütçesi olarak davalının kabulünde olan 361.251 Euro üzerinden hesaplanmış, KDV ve davacıya ödenmesi gereken hizmet bedeli de eklenerek bulunan miktardan davalının yaptığı ödemelerin indirilmesi suretiyle davacı alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Davacının hak ettiği alacak miktarının tespitine yönelik olarak yapılan hesaplama yöntemi yerinde ise de davalı, kendisi tarafından yapılan harcamaların da onaylanan bütçe rakamının içinde kaldığını, bu nedenle bu harcamaların toplam bütçe miktarından düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu itibarla, onaylanan kongre bütçesinin hangi harcama kalemlerinden oluştuğu ve her kalem için ne miktar harcama yapılmasının kararlaştırıldığının belirlenmesi ve daha sonra da davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ve belgelenen ödemeler ile bütçe rakamlarının karşılaştırılarak davalı tarafından yapılan ödemelerin onaylanan bütçe rakamının içinde kalan harcama kalemlerine mi yoksa onaylanan bütçenin dışında kalıp, davalı tarafından yapılan fazladan harcamalara mı ilişkin olduğu hususlarının da açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre davacının hak ettiği alacak miktarının belirlenmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.