Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/1526 E. 2012/7820 K. 21.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1526
KARAR NO : 2012/7820
KARAR TARİHİ : 21.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gemerek Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.11.2011 gün ve 202/466 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı …, miras, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava konusu 163 ada 88 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne 163 ada 88 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Az yukarıda da belirtildiği gibi 163 ada 88 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ve tescili istenildiği halde, davacının da hazır bulunarak arazide yer göstermesi yaptığı 31.05.2010 tarihli keşif sonucunda, teknik bilirkişiler … ve …tarafından düzenlenen 03.06.2010 tarihli krokili raporda; dava konusu parselin 163 ada 88 parsel olarak bildirilmesine rağmen, GPS aleti ile zeminde yapılan ölçümde davacının iddia ettiği yerin tamamının aynı ada 90 parsel içinde kaldığı tespit edilmiştir. Bu açıklama üzerine davacının da talebi doğrultusunda çelişkinin giderilmesi amacıyla elektronik aletle yeniden keşif yapılmasına karar verilmiştir. Ne var ki; 25.11.2011 tarihli yargılama oturumunda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin keşif ara kararından dönülerek eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz hakkında nihai karar verilebilmesi için, öncelikle arazideki yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp uzman teknik bilirkişiler aracılığıyla ölçekli krokiye işaretletilmeli, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanıp uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemenin, bu yöndeki çelişkiyi gidermeden eksik araştırma ile karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 21.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.