YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7326
KARAR NO : 2020/18356
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla kaçak sigara yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4., kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği ancak; 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasalar ile değişik 5607 sayılı Yasa hükümleri ile 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesinde düzenlenen “fikri içtima” hükümleri gereğince her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı cihetle,
1-Dosya kapsamına göre, sanıkların gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan bandrolsüz sigara ve kaçak çayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, suç tarihinde sigaralar yönünden 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesi ve çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinin yürürlükte bulunduğu, hükümden sonra 6455 ve 6545 sayılı Kanunlar ile 5607 sayılı Kanunda değişiklik yapıldığı, sanıkların eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı her iki fiili nedeniyle TCK’nun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren hükümden cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/5, 3/10. maddeleri ile 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayıl Yasanın 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, sonuç cezada sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.