YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/255
KARAR NO : 2012/9225
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Çerçi Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Şabanözü Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.08.2011 gün ve 129/214 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durumu belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Yargıtay’ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre, tespit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Kanununun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.
Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza bitişik ve davacı adına tespit edilen 106 ada 2 sayılı parselin tespitinin yapıldığı tarihte davaya konu yapılan yerin yol olarak tespit dışı bırakıldığının kabulü gerekir. O halde komşu 106 ada 2 sayılı parselin tespitinin yapıldığı 23.06.1998 tarihinden davanın açıldığı 26.06.2009 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla ve 1086 sayılı HUMK.nun 428 maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.