YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2299
KARAR NO : 2012/8767
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Keban Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.12.2011 gün ve 10/43 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazandırıcı zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava konusu 113 ada 4 parselin yaklaşık 10 dönümlük kısmın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle teknik bilirkişinin 21.11.2011 tarihli krokisinde A harfi ile gösterilen 9031,703 m2 yerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosyada tapu kaydı ve kadastro tutanağı bulunan 113 ada 4 parsel, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olarak senetsizden, ham toprak vasfı ile Hazine adına kaydedilmiştir. Taşınmazın niteliği konusunda duraksama söz konusudur. Bu nedenle, bir arazinin kullanım süresi, niteliği ve zilyetlik süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının dava konusu taşınmazın tespit gördüğü 2006 yılından önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için 2006 olan tespit tarihine göre, 20-30 yıl öncesine ait (1976-1986 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının istenilmesi ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülebilmesi, taşınmazın sınırlarının açıkça belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli olan hava fotoğraflarının olup olmadığı araştırılmamış ve hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
Mahkemece, nizalı taşınmazın tespit tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığından sorularak getirtilmesi, yapılacak keşifte ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin, ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi sözlerinin, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ve süresinin ayrı ayrı tespiti gerekmektedir.
Bundan ayrı, nizalı 113 ada 4 parselin oluşumuna ilişkin Kadastro Mahkemesinin dosya numarası belirlenerek bulunduğu yerden getirtilerek incelenmesi, bu açıklamalar kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.