Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/4418 E. 2020/6223 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4418
KARAR NO : 2020/6223
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.438,55 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, hükmolunan manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarlarının az olduğuna ilişkin tüm, davalı vekilinin, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve yerinde görülmeyen sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içeriğine göre; davacının 16/05/2011 tarihinde Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/127 sorgu numarasına istinaden halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kamu malına zarar verme suçlarından 3 ayrı tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı, kamu malına zarar verme suçundan yapılan yargılama sonunda Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2013 tarih, 2011/1212 Esas – 2013/505 Karar sayılı kararı ile davacının 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, ayrıca bu suçtan düzenlenen tutuklama müzekkeresinin hiç infaz edilmediği, bu nedenlerle kamu malına zarar verme suçu yönünden tazminat koşullarının bulunmadığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1488 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden 15/08/2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 16/08/2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davanın 19/03/2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu yönünden de davacı lehine tazminata hükmolunamayacağı, halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etme suçu yönünden ise Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda davacının eyleminin halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek cezalandırılması istemiyle dava açıldığı ve yapılan yargılama sonunda Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/07/2012 tarih, 2011/372 Esas – 2012/252 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine hükmolunduğu, beraat hükmünün temyiz incelemesinden geçerek 19/12/2013 tarihinde kesinleştiği, bu suç yönünden davanın 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı ve dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu nazara alınarak, davacı lehine halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik etme suçundan düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği 12/08/2011 – 08/09/2011 tarihleri arasında tutuklu kalınan süreye ilişkin olarak tazminata hükmolunması gerekirken, 16/05/2011-08/09/2011 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olarak tazminata hükmolunması suretiyle maddi ve manevi tazminatın fazla tayini,
2- Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat” olarak yazılması ile ”Davacı: K.H.” ibaresine yer verilmesi ve dava tarihinin yazılmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.