Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/5580 E. 2020/6224 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5580
KARAR NO : 2020/6224
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 11.07.2019 tarihli, 2019/1339 Esas, 2019/2490 Karar sayılı “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/34 Esas – 2018/11 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının fetullahçı terör örgütü üyeliği suçundan 27.03.2017 – 16.11.2017 tarihleri arasında 7 ay 12 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.11.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 230.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 100.184 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı lehine 1.056 TL vekalet ücretine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 5.450 TL’ye yükseltilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde;
Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan ve davacının gözaltı ve tutukluluk nedeniyle uğradığı kazanç kaybının belirlendiği 06.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve davacının kazanç kaybının belirlenmesine uygun olduğu değerlendirildiğinden tebliğnamede ki 2 numaralı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 11.07.2019 tarihli, 2019/1339 Esas, 2019/2490 Karar sayılı “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi’ne iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 23.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.