YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2820
KARAR NO : 2020/6748
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-“2007 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında katma değer vergisi yönünden sahte fatura kullanmak suçundan inceleme yapıldığı, bu haliyle suç tarihinin son kullanılan 26.12.2007 tarihli faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 21.01.2008 tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığa yüklenen “2007 takvim yılında sahte fatura kullanmak”suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
II-“2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1- 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek sahte fatura kullanmadığını, kendisinin 2009 dan itibaren tasfiye sürecinde şirket yetkilisi olduğunu ve önceki dönemlerde yapılan işlemler ile ilgili bilgisinin olmadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığın yetkilisi olduğu belirtilen Tasfiye Halinde ….. Tic. Ltd. Şirketinin ticaret sicil kayıtları getirtilerek suç tarihlerinde yetkili temsilcisinin kim olduğunun belirlenmesi, sanığın bu dönemlerde şirketteki görev ve yetkisinin tespit edilmesi, şirket muhasebecisinin tespit edilerek duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesi, şirket işleriyle ilgili olarak kiminle muhatap olduğunun ve şirket işlerinin kim tarafından takip edildiğinin sorulması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Aynı takvim yılı içerisinde farklı dönemlerde birden çok sahte fatura kullandığı kabul olunan sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında katma değer vergisi yönünden sahte fatura kullanmak suçundan inceleme yapıldığı, bu haliyle 2008 takvim yılı için suç tarihinin son kullanılan 30.12.2008 tarihli faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 24.01.2009 tarihi olduğu, 2009 takvim yılı için ise son kullanılan 21.07.2009 tarihli faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 24.08.2009 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2007 olarak gösterilmesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 11.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.