YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3638
KARAR NO : 2020/15313
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kaçak su tespit tutanağında sanığın sözleşmesiz sayaçtan su kullandığının belirtilmesi karşısında; sözleşmesiz sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın hangi tarihten itibaren iş yerinde faaliyet gösterdiği, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kullanılması gereken su miktarı ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı da belirlendikten sonra, sanığın atılı suçu işlediğinin tespiti halinde; 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, katılan kurumun 24.04.2015 tarihli yazısına göre sanığın kuruma olan borcunu yapılandırdığı dikkate alınarak, sanığın kuruma ödediği miktar varsa ve bu miktar bilirkişi tarafından hesaplanan vergili cezasız miktarı karşılıyor ise sanık hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verileceği, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.