YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1558
KARAR NO : 2013/19378
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ ( 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk (Kadıköy 4. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2012/507-2012/1065 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunan işyerinde 21.06.2007 tarihinde davalının mirasçısı olduğu …’a ait iş hanının pis su giderinin tıkanmasından dolayı hasar meydana geldiğini, sigortalıya ödenen 3.948,64 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, ayrıca muris …’un terekesi konusunda derdest dava bulunduğunu, tek mirasçının kendisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayın 2007 yılında meydana geldiği, davacı … şirketinin 31.07.2007 tarihinde ödeme yaptığı, haksız fiilden doğan tazminat davalarında 1 yıllık zaman aşımı süresi söz konusu olduğundan ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra icra takibi yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu olayın 2007 yılında meydana geldiği, davacı … şirketinin 31.07.2007 tarihinde ödeme yaptığı, haksız fiilden doğan tazminat davalarında 1 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olduğundan ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra icra takibi yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 818 sayılı BK’nun 133/2 maddesinde “Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde zamanaşımı katedilmiş olur”, 136/2. maddesinde “…Katı, icrai takibattan neşet etmiş ise müruru zaman takibe müteallik her muameleden itibaren yeniden cereyana başlar”, 6098 sayılı TBK’nun 154/2. maddesinde ise “Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı … şirketi ise, 21.06.2007 tarihinde meydana gelen dava konusu zararın rücuan tazmini için zarar sorumlusu olarak davalının murisine 16.06.2008 tarihinde, daha sonra da muris … mirasçıları ve davalı aleyhine icra takipleri yaptığını, anılan yasa hükümleri uyarınca icra takipleri ve bu takip dosyalarındaki her bir işlemle zamanaşımı süresinin kesildiğini ve zamanaşımı süresi dolmayıp davanın süresinde açıldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının yaptığı icra takiplerinin 818 sayılı BK’nun 133/2. ve 136/2. maddeleri uyarınca zamanaşımını kesip kesmediği hususunun Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.