YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4576
KARAR NO : 2013/20335
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2012 tarih ve 2010/39-2012/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müdürlük görevi sürerken davacı adına ancak şirket lehine Garanti Bankası … Şubesi’nden 70.000,00 TL kredi kullanıldığını, davacının görevi süresince davalı şirket tarafından kredi taksitlerinin ödenmesine rağmen davacının istifasından sonra ödemelerin durdurulduğunu, davacının davalı şirket lehine kullanılan kredinin borçlusu olduğunu ileri sürerek, davacı adına alınan kredinin şirket lehine kullanıldığının, borçlunun davalı şirket olduğunun tespiti ile davacı tarafından yapılan kredi geri ödemelerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin alınan kredinin tarafı ya da kefili olmadığını, dolayısıyla söz konusu kredi nedeniyle borçlu sayılmasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının şirketteki görevinden istifa ederek ayrıldığı 26.06.2009 tarihinden sonraya gelen devrede davalı şirket tarafından 8. ve 10. taksitlerin yatırılmasının, kredinin davacı tarafından alınarak davalı şirkete kullandırıldığını tek başına ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı iddiasının şirketin kanuni defter ve kayıtlarına göre de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iddiasının ispatı zımnında diğer delillerinin yanı sıra şirkette müdürlük yaptığı dönemde kendisi adına çekilen kredinin davalı şirket tarafından kullanıldığının delili olarak şirketteki müdürlük görevinin sona ermesinden sonra kredinin iki ayrı taksidinin miktarına eş değerde hesabına iki ay ödeme yapıldığını ileri sürdüğüne, davalı tarafça da davacının hesabına yapılan bu ödemelere karşı çıkılmadığına göre 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi gereğince (1086 sayılı HUMK’nun 75. maddesi) hâkimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, delil gösterilmesini isteyebileceği nazara alınarak; uyuşmazlık hakkında taraf beyanlarının ve beyanlarına esas olacak delillerin tespiti gerekmektedir. Bu suretle; davacıya kendisi adına çekilen ancak davalı şirket tarafından kullanıldığı ileri sürülen kredi ile şirketin hangi borçlarının ödendiğinin, kredinin alındığı tarihten itibaren davalı şirkete ne şekilde aktarıldığının sorulup, beyanlarına istinaden dava konusu iddialarının doğruluğunun denetlenmesi, o dönemde şirket adına ödemelerin olup olmadığının var ise hangi kaynaktan ödendiğinin aydınlatılmasının istenmesi; davalı temsilcilerine ise davacının müdürlük görevinin sona ermesinden sonra iki adet kredi taksit tutarı kadar miktarın hatta 21.09.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen davacının banka hesaplarına davalı şirket tarafından yatırıldığı belirlenen ve kredinin taksit tutarları kadar olan toplamda yedi adet havale tutarının hangi nedenle yapıldığının sorularak bu hususta beyanlarının alınması; tespit edilen beyanlar değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.