Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13308 E. 2020/6444 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13308
KARAR NO : 2020/6444
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

Mahkeme : KONYA 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Temyiz incelemesi, sanık … müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle bu sanık yönünden duruşmalı; sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin yasal süre içinde olmaması, sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin hükmolunan hapis cezasının süresine göre koşullarının bulunmaması nedeniyle taleplerin reddine karar verilerek bu sanıklar ile duruşmalı inceleme talebi bulunmayan diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılmıştır.
A- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık … yönünden “12.02.2015 ve 19.02.2015” yerine “12.05.2015, 19.02.2015 ve 06.04.2015”, sanık … yönünden “21.03.2015 ve 26.05.2015” yerine “20.03.2015 ve 26.05.2015” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …, …, … ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B- Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde :
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanık …’nın 23.03.2015 tarihli 18. olay yönünden eylemi sabit olmakla birlikte; 02.05.2015 tarihli 30. olayda sanıktan ele geçirilen esrarı sanığın satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği, söz konusu esrarın miktarı ve sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde esrarı kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi de dikkate alındığında, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ikinci bir eyleminin de tespit edilemediği, bu nedenle tek olan eyleminin bir suç oluşturduğu ve zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre ise; sonuç cezayı değiştirmemekle birlikte, sanık hakkında TCK’nın 188/3, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen “5 gün” adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca sonuç adli para cezası hesaplanırken sehven “4 gün” olarak yazılıp, sonuç adli para cezasının, “100 TL” yerine, hatalı olarak “80 TL” olarak tespit edilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanık …’un 16.06.2015 tarihli 36. olay yönünden eylemi sabit olmakla birlikte; 21.02.2015 tarihli 13. olayda, bu olay nedeniyle Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/160 esas ve 2015/293 sayılı kararı ile hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanan Sefa Kutlu’da ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna dair maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ikinci bir eylemi de tesbit edilemediği, bu nedenle tek olan eyleminin bir suç oluşturduğu ve zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uygulanarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanık …’ın 02.05.2015 tarihli 31. olay yönünden eylemi sabit olmakla birlikte; ceza yargılamasının amacı doğrultusunda, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından 09.06.2015 tarihli 34. olay için düzenlenen fiziki takip tutanağında … plakalı araç içinde bulunan sanık ile … ve … …’ın birşeyler alıp verdiklerinin tutanak altına alındığının anlaşılması karşısında, uyuşturucu madde alışverişinin kimler arasında gerçekleştiği hususunda tutanak mümziileri tanık sıfatıyla dinlendikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması,
4- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
1- 27.03.2015 tarihli 19. olayda, bu olay nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanan sanık … tarafından …’a satılan uyuşturucu maddenin sanık …’dan temin edildiğine dair maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- 12.04.2015 tarihli 25. olayda, sanıktan ele geçirilen eroini sanığın satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği, söz konusu eroinin miktarı ve sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde eroini kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi; 14.04.2015 tarihli 27. olayda …, … ve … da olduğu halde sanık …’un sevk ve idaresinde bulunan araçtan atılan eroinin, sanık … tarafından satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için aracında bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği, söz konusu eroinin miktarı ve sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde eroini kullanmak için birlikte aldıklarını beyan etmesi, diğer şahısların bu beyanı doğrulayan beyanları da dikkate alındığında, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde :
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 19.03.2015 tarihli 14. olayda, bu olay nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanan sanık Lale Narinnalik’te ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna dair maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
03.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 03.11.2020 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Türkan Koçer’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. …’in yokluğunda 05.11.2020 tarihinde, açık olarak okundu.