YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15168
KARAR NO : 2020/8443
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-) Mahkûmiyet; …,…
Tebliğnamedeki Düşünceler : İncelenmesine yer olmadığına, temyiz isteminin esastan reddi ile
hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
1-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden gönderdiği 20.07.2020 tarihli dilekçesindeki “…her nekadar verilen cezaya itiraz etmiş olsam da Yargıtay süresini beklememek adına cezamın bir an önce infazına başlanması için cezamın onanmasını istiyorum” 09.11.2020 tarihli dilekçesindeki “…dosyamın bir an önce onanıp tarafıma acilen göndermenizi rica ve arz ederim.” şeklindeki taleplerinin, temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde oldukları anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine,
2-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttiği; delillerin mahkûmiyete yeterli olmadığına, tanık beyanlarının ./..
çelişkili olduğuna dair temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 02.08.2019 tarihinde dosyada tanık olarak dinlenen …’e uyuşturucu madde satma eyleminin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği ve aşağıda belirtilenler dışında istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 02.08.2019 tarihinde dosyada tanık olarak dinlenen tanık …’e uyuşturucu madde satma suçu sabit ise de; yine aynı tarihte tanık …’a uyuşturucu madde sattığına dair … ’ın kollukta müdafii huzurunda yaptığı, sanığı tam olarak teşhis edemeyen fotoğraf teşhisi işlemi ve teşhis sonrası maddeyi sanıktan aldığına dair beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, eylemlerin tümü sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-) Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine 02.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.