YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14963
KARAR NO : 2013/20349
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2007 tarih ve 2000/750-2007/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ortakları … ve …’in, yine şirket ortağı olan davalı …’e, 16/06/1999 tarihli protokol gereği, …’in davacı şirket lehine verdiği teminatlar karşılığında teminat senetleri verdiğini, ancak verilen teminat senetlerinden iki tanesinin davalı …’a ciro edildiğini ve icra takibine konu edildiğini, davalıların davacı şirketi zarara uğratmak kastı ile birlikte hareket ettiğini, davalı …’un dava konusu senetleri, bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiğini ileri sürerek dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini ve senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senetlerin, müvekkilinin alacağına karşılık verildiğini, ve müvekkili tarafından, borcuna karşılık, diğer davalıya ciro edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında teminat olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, bono asılları üzerine herhangi bir şerh konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının teslim alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı … yönünden bedelsiz olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan yemin davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve mazeret de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve yemin teklifindeki vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların ciro silsilesinde, dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar emyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı …’nun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, teminat senedi olarak verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı …’un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya yemin teklifinde bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı …’un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı …, ihtarlı yemin davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için tebligatta belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, yemin teklifini kabul ettiğini, ancak Alanya’da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri’ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir. Bu durumda, davalı …’un yeminden kaçındığından bahsedilmeyeceğinden, mahkemece, bu husus nazara alınmadan yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı … yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcının ve 1.550,60TL başvuru ilam harcının davalı …’ndan alınmasına, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.