YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10599
KARAR NO : 2020/18633
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanığın 05/04/2010 tarihli eylemi hakkında Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/06/2011 tarihli, 2010/774 Esas ve 2011/881 Karar sayılı kararıyla 5607 sayılı Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 500,00 TL adli para
cezasına mahkum edildiği, yine 11/05/2010 tarihli eylemi hakkında Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/03/2013 tarihli, 2010/959 Esas ve 2013/538 Karar sayılı kararıyla 5607 sayılı Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezasına mahkum edildiği, her iki kararı da sanığın temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 02/11/2016 tarihli ilamlarıyla bahsi geçen eylemler hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle kararların bozulması sonrasında dosyaların birleştirilmesine karar verilerek, sanık hakkında zincirleme suçtan 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrasından hüküm kurularak netice ceza belirlendikten sonra kazanılmış hak gereği sanığın yalnızca Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/06/2011 tarihli, 2010/774 Esas ve 2011/881 Karar sayılı kararıyla verilen 5 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası ile 5 gün adli para cezasına hükmedildikten sonra, sanığın CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/06/2011 tarihli kararıyla hükmedilen 5 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ve Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/03/2013 tarihli kararıyla hükmedilen 10 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası üzerinden infazın yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.