YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7631
KARAR NO : 2021/6412
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, tekerrüre esas alınan ilamların ise TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve bu suçun ise hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve koşulları gerçekleştiğinde CMK’nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarih, 2012/2248 Esas – 2014/716 Karar sayılı ilamı ile verilip 16/07/2014 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine “ Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarih, 2012/2248 Esas – 2014/716 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine, ancak karşı temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince verilmiş 11/04/2013 tarih, 2012/840 Esas – 2013/446 Karar sayılı kararındaki ceza süresine göre belirlenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, mağdurun soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde saat 19.30 sıralarında evden çıkıp saat 00.00 sıralarında eve geldiğinde evine balkon kapı kilidi kırılmak suretiyle girildiğini fark ettiğini beyan ettiğinin ve suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin saat 19.33’de başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden, sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, tekerrüre esas alınan ilamların ise TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olması ve bu suçun ise hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve koşulları gerçekleştiğinde CMK’nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarih, 2012/2248 Esas – 2014/716 Karar sayılı ilamı ile verilip 16/07/2014 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.