YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/249
KARAR NO : 2021/1363
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Zimmet
Hüküm : Değişen suç vasfı ile görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2/son maddesi gereğince de ilgili Bakanlığın kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkına sahip olduğu, bu sebeple daha önce verilen tevdi kararına istinaden Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla CMK’nın 237/2. ve 260/1 maddelerine dayanılarak adı geçen müdürlüğün görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre tebliğnamedeki bu sanıklar açısından bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının da reddine; ancak,
a)CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek, “Giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu dikkate alınarak, öncelikle olay nedeniyle katılanın maddi bir zararın bulunup bulunmadığının saptanması var ise sanıklara bildirilip tazmin edip etmeyeceğinin sorulmasından sonra, daha önce işledikleri kasıtlı bir suç bulunmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ”Suçla ilgili zarar giderilmediğinden” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii, katılan … vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın hükümden sonra 24/07/2016 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan … vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.