YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4355
KARAR NO : 2021/2217
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Katılanın ikametinden olay günü saat 01.00-07.30 arasında hırsızlık yapılmış olduğuna yönelik beyanı ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin saat 04.11’de bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemin işlendiği saatin kesin olarak belirlenememesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, suçun gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun gündüzleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan eylemine uyan TCK’nın 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımının, 14/12/2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
B- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılanın ikametinden olay günü saat 01.00-07.30 arasında hırsızlık yapılmış olduğuna yönelik beyanı ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin saat 04.11’de bittiğinin anlaşılması karşısında; atılı hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman dilimi içinde işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 142/2-h, 143/1, 31/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.