YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/781
KARAR NO : 2021/7908
KARAR TARİHİ : 12.04.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli ve 2014/99 esas, 2015/279 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/11/2020 gün ve 10238/2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2021 gün ve 2020/106867 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından diğer sanık …’in mahkûmiyetine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli ve 2014/99 esas, 2015/279 kararının kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanık tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2017 tarihli ve 2014/99 esas, 2015/279 sayılı ek kararına karşı kanun yararına bozma talep edilmiş ise de, sanığın mahkûm olduğu nitelikli hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, mahkûm olunan diğer suçların da bu suçla birlikte işlendiği anlaşılmakla, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2017 tarihli ve 2014/99 esas, 2015/279 sayılı ek kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmemiş olup;
Dosya kapsamına göre,
1- Katılan …’nin, iş yerinin asma kilidinin kırılmasından sonra hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı olayda; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’in eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre anılan Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, diğer suça sürüklenen çocuk …’nın sorgusunun yapıldığı tarih olan 28/10/2009 tarihi ile mahkumiyet karar tarihi olan 19/03/2015 tarihi arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk … hakkında yukarıda anılan suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde “(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.” hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1. maddesinde yer alan “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.”, aynı Kanun’un 196/1. maddesinde yer alan “Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.” ve 196/5. maddesinde yer alan “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, suça sürüklenen çocuk …’in yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışında olan Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olması nedeniyle savunmasının SEGBİS vasıtasıyla alındığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, vareste tutulma talebi olmaksızın ve bu hususta mahkeme tarafından da bir karar verilmeden, duruşmada bizzat veya SEGBİS vasıtasıyla hazır edilmeyerek yokluğunda yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan …’nin, iş yerinin asma kilidinin kırılmasından sonra hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı olayda; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’in eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, diğer suça sürüklenen çocuk …’nın sorgusunun yapıldığı tarih olan 28.10.2009 tarihi ile mahkumiyet karar tarihi olan 19.03.2015 tarihi arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk … hakkında yukarıda anılan suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SAMSUN) 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 19.03.2015 tarihli ve 2014/99 E., 2015/279 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’ye yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, verilen kararın niteliğine göre 2 ve 3 no’lu kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.