Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/2243 E. 2021/2684 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2243
KARAR NO : 2021/2684
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2014 tarihli ve 2014/55 Esas, 2014/96 karar sayılı kararı ile ile sanıklar …, ve …’in, Müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle; yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj suçlarının yanı sıra özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan da TCK’nun 134/1-son maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiş, hükmün sanıklar müdafiileri tarafından süresi içerisinde temyizi üzerine, Dairemizin 07/10/2015 tarihli ve 2015/5119 Esas, 2015/43372 Karar sayılı ilamı ile sanıkların üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün onanması kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12/01/2021 tarih ve 2020/110688 sayılı yazısı ile özetle, “ 5237 sayılı TCK’nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Kayden 01/01/1972 doğumlu olan …, 14/05/2014 tarihli duruşmada müşteki sıfatı ile verdiği ifadesinde olayı anlattıktan sonra “Ben kimseden şikayetçi değilim” demiş ve bu irade beyanı oturum tutanağına yazılmıştır. Sanıklar …, ve …’e müştekinin şikayetten vazgeçme olarak değerlendirilen bu beyanına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri sorulmamıştır. Kovuşturmanın sonunda mahkeme tarafından sanıklar …, ve … hakkında mağdur …’e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK’nın 134/1, 134/1-son cümlesi ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3’er yıl hapis cezasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
Sanıklar …, ve …’e müştekinin şikayetten vazgeçme olarak değerlendirilen beyanına karşı 5271 sayılı CMK’nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri sorulup, sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması ve bu kararın Yüksek Daire tarafından onanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu” gerekçesi ile Dairemizin 07/10/2015 tarihli ve 2015/5119 Esas, 2015/43372 Karar sayılı Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan “Onama” ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2-)Dairemizin 07/10/2015 tarihli ve 2015/5119 Esas, 2015/43372 Karar sayılı, sanıklar …,ve … hakkında müşteki …’e yönelik Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükme ilişkin “onama” ilamının kaldırılmasına,
3-)Sanıklar …, ve … hakkında müşteki …’e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların üzerlerine atılı suçun, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlardan olması, müştekinin mahkemedeki 14/05/2014 tarihli beyanında sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmiş olması karşısında; müştekinin beyanının şikayetten vazgeçme niteliğinde olduğu ve sanıkların da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeleri halinde sanıklar hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK’nin 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …,ve … ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, 18/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.