Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/2398 E. 2021/1985 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2398
KARAR NO : 2021/1985
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMK‘nin 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükümlerine aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın ilk olarak sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu 25/09/2013 tarihli oturumda bildirdiği “…. Sokak Genç Alara Sitesi R …/ Antalya“ adresi yerine, doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartılıp, Kanun‘un 21/1. maddesine göre 26/01/2015 tarihinde muhtara tebliği işleminin usulsüz olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun 5237 sayılı TCK‘nin 207/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre; TCK‘nin 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı “15/04/2008“ tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 01/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.