YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4311
KARAR NO : 2021/2272
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalıya ait 34 M 2027 plakalı minibüste 01.10.1993 tarihinden 20.02.2005 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücretleri olmak üzere toplam 26.800,00TL’nin, kıdem tazminatı için iş akdinin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faizi ile diğer tazminat ve alacaklar için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 1.997,17 TL ihbar tazminatı, 2.990,73 TL fazla mesai alacağı ve 266,62 TL genel tatil alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hafta tatili, yıllık izin ve kıdem tazminatı alacağı taleplerinin reddine dair verilen ilk kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, 13. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 11.798,45TL kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 20/02/2005 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.997,17TL ihbar tazminatı alacağının, 2.990,73TL fazla mesai alacağının, 266,62 TL genel tatil alacağının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hafta tatili alacağı ve yıllık izin alacağı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde kıdem tazminatı olarak belirtilmişse de, bu tazminat türünün muhik tazminat olduğunun anlaşılmasına göre, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-818 sayılı BK’nun 101. maddesinde “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesinde bu hüküm ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre; borçludan faiz talep edilebilmesi için bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda, davalının dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü gösteren bir belgenin sunulmadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı alacağına 3095 sayılı yasanın 1. maddesi ve 818 sayılı BK’nun 101. maddesi uyarınca, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Mahkemece; 11.798,45 TL kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 20/02/2005 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. fıkrasında yer alan “…akdin fesih tarihi olan 20/02/2005 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile…” söz ve rakamlarının çıkarılarak yerine “…10.000,00TL’sinin dava tarihi olan 14/04/2009 tarihinden, geri kalanının ıslah tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile…” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.