YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1813
KARAR NO : 2021/1707
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2016 gün ve 2015/362 – 2016/307 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.01.2019 gün ve 2017/1614 – 2019/578 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 22/08/2007 tarihli protokolün 3/4. maddesi uyarınca davalı …’ın “kendi adına ve halihazırda ortağı olduğu, ileride kurup ortağı, yöneticisi, denetçisi veya çalışanı olacağı şirketler vasıtasıyla veteriner ve pet shop pazarına 3 yıl süreyle mal satmamayı kabul ve taahhüt ettiği” halde ortağı ve yetkilisi olduğu şirket vasıtası ile 10/05/2010 ve 24/02/2010 tarihli faturalarla pet shoplara mal satarak protokole aykırı davrandığını, protokolün 3/12. maddesinde kararlaştırılan 100.000 TL cezai şartın ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 100.000 TL cezai şartın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevabında, karşı davanın BK’nın 60. maddesi uyarınca zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasındaki protokolün rekabet yasağını düzenleyen 3.4. maddesinin BK’nın 19 ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, bölge sınırlaması ve ürün sınırlaması bulunmayıp 3 yıllık sürenin müvekkilin ekonomik açıdan mahvına neden olacak bir düzenleme olduğunu, cezai şart fahiş olup iptali gerektiğini, davacı …’ın rekabet yasağı hükmü ile elde edeceği bir yarar bulunmadığını, ortağı olduğu şirketinin borca batık olup acz içinde olduğunu, bayilik ve distribütörlük sözleşmeleri iptal edildiği için rekabet yasağı öngörülen alanda satışı söz konusu olmayıp müvekkilinin davranışından kaynaklanan bir zararının söz konusu olmadığını savunmuş, karşı dava dilekçesinde, davacı-karşı davalı …’ın protokol hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek, 100.000 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL cezai şartın, davacı- karşı davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı-karşı davalı … vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı-karşı davalı … vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı – karşı davalı … vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı – karşı davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 154,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1041,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı-karşı davalı …’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.